hadi de. gel ve hadi de. çok bunaldın de. bu akşam lizbon'a kaçıyoruz de. hırka giy, biraz hava serince de. yeminlen gelmezsem ben de dilök değilim. beni dibine kadar anla. ses tonumdan anla. yüz ifademden anla. neyin var de bana. neyim var ki? diyeyim. öyle deme de. tamam da öyle ama dersem eee ağzını dökerim haa de. yok yok öyle deme tabi. bu evrenin mına çok beraber hep birlikte koyucaz de. ayıp lan ne diyosun be diyeyim. ya işte yalnızlık allaha mahsustur demek istiyorum de. haa derim bak o zaman anlarım. işin içine küfür karışınca ben şiddetten korkuyorum, yoksa anlarım tabii. neyse işte sen böyle derken derken ben bi bakmışım mücadele yorgunluğuyla uyumuşum ya ah canım de o zaman bana. ah canım demekle kalma. bana ah canım yap. ah canım yapmak, bi insanı hırka giydirip lizbon'a götürmeye bedeldir çünkü. bunu bilmiyor muydun? bil bak. bil, bak ve bana bi' şeyler de.

9 yorum:

cündebaz dedi ki...

zıplaya zıplaya bu bloga gelip bu yazıyı okurkene üzerimde bir hırka var ve lizbon'dayım. çok acayip çok çok çok.

dilök dedi ki...

yemin et?

cündebaz dedi ki...

yemin ettim gitti.

dilök dedi ki...

hiç inandırıcı değil, hıh.

remedios dedi ki...

"valla billa!" deseydi ben inanırdım.

cündebaz dedi ki...

vallahi de billahi de.

dilök dedi ki...

bi koli lizbon böreği yollasana o zaman?

cündebaz dedi ki...

of tam da onu dicektim. böregi değil tatlısı meşhur (en azından bana o meşhur), o da Haziran'da Türkiye'de. ama kart yollarım istersen?

dilök dedi ki...

yollasana cidden, lütfen. :]