18.09.07'de yazdığım gibi merhaba ben dilek, hala dilek. herhafta salı günleri ülkenin en çirkin şehirlerinden birinden türkiyenin en güzel şehirlerinden birine gitmekte olan bir insanım. ee tabi bi de bunun dönüşü var. var demişken artık benim bi de ev arkadaşım var. beraber tavuk sote, mantı, salata, mercimek çorbası, mantar sote ve şnitzel yapabiliyoruz. hepsi bi arada değil tabi. hepsi bi arada demişken öğrencilerim var benim 21 tane. sınıf başkanı çok espirici, o yüzden ders anlatırken birden ihihihkkhahaha diye gülebiliyorum. birden demişken ben bazen öğrencilerimin arkamdan ne konuştuğunu birden çok merak ediyorum. sınıf başkanına dinleme cihazı yerleştirsem bu merakımı giderebilirim belki de, eki eki. dinleme cihazı demişken bok efendim. yani meslektaşlarım bok gibi. hiçbiri blogumu bulacak kapasiteye sahip olmadıkları için buradan onlara karşı atıp tutabilirim. hatta atarım, ne tutcam. ofisimdeki 3 insanı ayrı tutarım anca. neyse.

ayrıca, yıllardır burdan pıtırcık düşüncelerime, minnacık hayallerime, ö harfi sevgime, lizbon aşkıma, loto tutsa istifa ederim geyiklerime katlanan blog okurları bilin ki mis gibi bi dünyanız var. blogun modası geçmişmiş, twittera sıçayım gibi muhabbetler yaptığım için işte demek istediğim insanları tanıdıkça blog çok yaşa biricik sevgili blog. hepimiz ana fikri aldıysak, ben 'hiç star wars izlememiş kız' başlığı altına girilen entrylerden birini bile üzerime alınmamak için biraz star wars episode 1 izliycem. yarın bi gün de jar jar binks, minik naboo gezegeni geyiği yapmaya başlarım.

son olarak, hişt lan takdire falan ihtiyacım var, çok yoruluyorum ben o yüzden mandalinalı, paklamış mısırlı takdirlere ihtiyacım var. bana küçük süprizler yapın. :/

1 yorum:

Risyasin dedi ki...

geç kalınmış olmalı takdir için tabi. ama yine de takdir ettim.

takdir demişken meslektaşların adına da üzüldüğümü belirtmeden geçemem...