içimdeki mr. hyde insanları kategorize ederken, dr. jekyll ise en azından bunu itiraf etmem gerektiğini söyledi. dr. jekyll, içimin diğer yarısını bu karanlık karakterle paylaşmaktan oldukça mutsuzdu ama mr. hyde bu kategorize etme günahkarlığına sevilen insanları dahil edemediğinden yine de kendini biraz güçlü hissediyordu. sevginin gücü, aydınlık tarafın ellerindeydi; bunu hepimiz biliyoruz. neyse efendim, kategorize şeysi mr. hyde-ın günahkar zevklerine malzeme olabilirdi de içim-dışım yapayalnız kalıyordu. dr. jekyll olmasa mr. hyde da olmazdı: birbirlerini var ediyorlardı. hani şu köle-efendi ilişkisi gibi. tamam da canım, bunların içimde birbirlerini var etmesi de neyin nesiydi?

.. falan diye ben düşündüğümü sanadurayım, meğerse uykumda içim dışıma çıkmaya çalışıyormuş, o yüzden birden (dr. jekyll ve mr.hyde'a tabii ki) bağırarak uyandım:

- gidin, başka yerde oynayın lan!

Hiç yorum yok: