kütüphaneye gidip de uyumak için birsürü kitabın üç-beş sayfalık bir kısmını okumam, gözlüğü çıkarıp sehpaya koymam, uyumam, bir de oldukça rahat etmem, bu durumdan bildiğin memnun olmam, rüya falan görmem, montumu yastık-hırkamı battaniye yapmam, uyanınca sendelemem ve benzeri gündelik aktivitelerim aslında içten içe bir saçma geliyor ki. bununla birlikte; bu, olmaya devam ediyor.

sonra aylardır işe yarar bir cümle kurmuyorum. eskiden bir araya gelip bir paragrafla olsun bir öykü bozuntusuyla olsun az çok bir şeyler anlatırlardı cümleceğizlerim, şimdi hepsi fos.

derken tekrar staj başlıyor. öğretmenvari kişilikler olarak 657 sayılı kanunun gerektirdiklerine uymamız gerektiği, staja gittiğimiz okulun müdür yardımcısınca bize tembihleniyor; bu yüzden resmi kumaşlar giyiyorum, çok rahatsızlarından. öğrenciler "ablaaaee" diyor. "ne var lan" diyememek, memurluk yolunda ilerlediğime bir işaret sanki.

sonuç olarak, yanıbaşımda neler ve kimler olmalıydı ki acaba da hayat daha kolay mı olurdu belki de daha zor bilemem de insanım ya içinde bulunduğum durum hariç hepsini hayal ederim en çok da olmayanları. ol! desem, kul-um sonuçta.

Hiç yorum yok: