muhtemelen füme rengi fakat ne renk olduğu anlaşılmıyor. soluk siyah gibi, lacivert gibi, koyu gri gibi, biraz fazla bakınca koyu yeşil bile denilebilir yani. öyle bir esnekliği var ceketin renk konusunda, eskiliğine rağmen ya da -den dolayı. cekete uyum sağlarcasına içindeki adam da eskimeye yüz tutmuş. elleri çatlak, bıyıkları kirli ya da eski ne bileyim, yüzü ifadesize yakınca üzgün veya tam aksine üzgüne yakın bir ifadesizlik diye de şey edebiliriz. adam dışarda bi' yerde işte. yer demişken, toprak böyle bi' önceki gün yağmur yağdığı için nemli fakat çamur değil. basınca çöküyor biraz. adam, yavaşça ceketini çıkarıyor. parmaklarının ucuyla düşürecekmişçesine tutuyor. aaa o da ne öbür elinde şarap şişesi. ceketini düşürecekmiş gibi tutmasının sebebi, mırıldandığı şarkıya uyumlu olaraktan.. of aman işte anlatabildim sanırım. sallıyor ceketini lay lay lay. yok böyle bir adam lay lay lay olamaz. biraz daha nırı..nırı..nır. aslında. ciddivari. şarabından kocaman yudumlar alarak, şarkıyı mırıldanarak nırı nırı nır, bi de nemli toprağa beceriksizce bastıkça içine çöker gibi oluyor fakat bu sorun değil sadece öyle oluyor, pıt pıt pıt adım akıcılığı yok. ama o şarkısını mırıldanıyor ve şarabından koca koca yudumlar alıyor ya, bıyıkları şaraplanıyor hani. hey gidi hey, hayat zor be hacı. işte durum böyle öyle iken ben arasıra biri bana yardım etsin istiyorum, ne konuda ve nasıl bilmiyorum. içimde hisler doğuyor ve ölüyor. şarapçı amcaları anladığımı zannediyorum falan. toprağa basınca önceki gün yağmur yağmış da içine hafif çöküyormuş da beceriksiz adıml..salak. [hıh!]


Hiç yorum yok: