"öğrenciler, uyumun bir denetleme ve kabullenme olduğunu bilseler de, onun ilk aşamada bazı tatlar vermesine karşın, uzun erimde yaratıcısını yok edeceğini düşünmüyorlardı."

kütüphanenin kitabı olduğu için altını kurşun kalemle çizemedim bu cümlenin; ama şu çoğunluğun düzenine uyma, sosyal sorumluluklar falan meselesine değinip de içimi rahatlatan toptaş amca-nın bu ve bunun gibi tüm süper mantıklı cümlelerini aklıma stokladım, unutmamak istiyorum.

üç saate yakın kitap okumak, biraz kahve molası, fonda müzik uzun-upuzun zamandır yapmadığım bir aktivite bütünlüğü idi. sonra ben yine okuduğum kitabın yazarına özendim ve aklımdan şunları geçirdim:

the occupation of one's mind, mesela. şöyle ki: sevgili gizli özne; nesneye bakıyor, durumu görüyor, hissi yaşıyor ve senin daha önceden tüm bunlar için kurduğun cümleleri dolayısıyla seni hatırlıyor. bence iyi bi' şey bu. güzel bir mutluluk türü yani, daha ne olsun gibisinden.

not: aklımdan şunları geçirmek bir işime yaramadı.

Hiç yorum yok: