ortalama üç saate bir burnuma hijyenik okyanus suyu sıkıyorum. çok eğlenceli bir durum değil. sonra bazen oturma odasındaki kanepemden kalkıp içeri terliklerimi giyiyorum. mutfağa doğru emin adımlarla ilerleyip ablamın bim-den benim için aldığı kakaolu sütlerden birini lüpletiyorum. çilekli de almış; içmem ki, dedim. arkadaşların tavsiye ettiği müzikleri dinliyorum. bilmediğim bir kelime görmeyedurayım hemen google-dan aratıyorum ve god bless google, diyorum. tatilin bitmesine kaç gün kaldığını düşünüp to do list yapıyorum. saçlarımı kestirip boyamalıyım mesela. ateşim çıktıysa uyurken kabus görüyorum. biri bana beyinsel işkence yapıyor. beş-altı sayfalık bir metin verip sadece belli cümleleri okumama izin veriyor. saatlerce aynı cümleleri tekrarlıyorum. uyanınca mantık-a şükrediyorum. iyi ki varsın mantık, oh beh! diyorum. böyle ben kendimi kabullenmişim artık. yine de kendimi çiçek farz ediyorum, hamdolsun. buğarada nergis-e bayılıyorum. mis gibi.

Hiç yorum yok: