[arabesk, pop, caz, alaturka, folk, blues, elektronik, düz rock, alternatif rock, trip-hop falan her tür müzik aynı anda çalmaya başladı. kendi başlarına oldukça gayet pek tabii anlamlı olan bu türler bir araya gelince "aman tanrım hiçbir şey anlaşılmıyor ne kadar da çok gürültü böyle" olmuşlardı. gittikçe öfkem arttı. sinirlendim yahu. "eh yeter beeh!" diye bağırdığım zaman tüm bu türler birden susuverdi. hemen bir "oh" çekiversem de bir süre sonra sessizlikten korkmaya başladım. tam da "gürültü daha mı iyiydi lan" diye iyice tırsmaya başlamıştım ki işte tam da o sırada sen...]

-kafamdaki yarım-yamalak öykü no:1




Hiç yorum yok: