hayatta bilindik yollardan yapmadığım ufak tefek şeyler var. ve kimse "orasını biz de biliyorduk zaten, bu böyle iyi, bu yüzden aferin sana" demiyor. denmemesinin normal ve benim salak bir soyut farklılık içinde olduğumu bile bile "diyiverseler ya işte manane mühü" diye buna üzülüyorum. bu ufak tefek şeyler minikliklerine bakmadan beynimi petek petek kaplıyor. kelimelere de dökülmesi bir zor ki anlatamam. evet anlatılmıyor zaten. anlatmaya karar veriyorum tam, aklımdan açıklamalı bir öykü bozuntusu yaratıyorum. uf, bu sefer de geçmişten bir sürü örnek. örnekleri bir kenara koymaya çalışıyorum, "siz burada duradurun zamanla anlatıcam sizi de" diye. fekat koyduğum kenar meğersem zaten doluymuş orada da başka açıklanacak şeyler ve onların örnekleri varmış, sanki evin içinde kaybolan ıvır zıvır. sonra kızıyorum bunlara ben: "manyak mısınız niye birikiyosunuz lan, dağılsanıza! sizin yüzünüzden okuduklarımı unutuyorum pis petek şeysi, ufak tefek miniklikler." hadi unuttum tamam, bi' yere bakar "hıığğ tamam hatırladım hatırladım" derim. daha zoru şu ki: hislerimin yüreğimden çıktıktan sonra beynimin peteğinden geçip de ben ne hissettiğimi idrak edene kadar....ama yazık be ama. yani.

Hiç yorum yok: