uzun-upuzun zamandır istediğimi yazamıyorum. yoo başından beri. kafamdan bi' yazı kuruyorum. sonra o, yazdıkça başka yöne gidiyor.bazen bol bol klişeler, basit anlatım düzeni falan. bi' bakıyorum çok farklı son.beklemediğimden bi' tane. hani bu sonu da ben koydum ya oraya, onun için hemen şu tavrı takınıyorum: "zaten biliyordum böyle olacağını."

sonra ismimi düşünüyorum. hangi insanların nasıl seslendiğini şöyle bi' kafamdan geçiriyorum. ismimin sonuna küçültme eki getirmeden iyelik eki getiriverenleri ayrı bi' seviyorum. bu getirmeyenleri sevmiyorum demek değil.

derken şehirler. güzel ya. hani o en işlek caddeleri falan. bi' burası var zaten. bu da hükümet konağı. mesela. ara ara uğrarım naçizane şehirlerimize. ha bi' de otobüsün tekerlerinin ritmi hep o kulağındaki müziğe uyuyor değil mi? klip bile çekilir. ön koltuğa odaklan. dıp.dıp.dıp. muavine. dıp.dıp.dıp. karşıdan gelen araba ışıklarına. dıp.dıp.dıp. ellerine. dıp.dıp.dıp. yol çizgilerine.
oluyo, dene bi'.

2 yorum:

meftun dedi ki...

dileğim diyorum ilk defa olmayarak:))
eskişehir-ankara karayolunun sana yazdırdıklarına gurban olam:))
bu arada muavin 2 kek getirince mutlu olunur, illa ki:))

dilök dedi ki...

(: di mi özgem öpüyorum. sevgi pıtırcığıyız.