tiribünlere.. tdk kontrol.. tribünlere oynayanları sevmiyorum, halka açık yerlerde etrafa güncel espri tükürenleri mesela. hırkalı ve sakin insanları seyrediyorum. ellerindeki poşete bakıyorum ve hayat içinde izlediği patikayı bulmaya çalışıyorum. bi' arkadaşım hep sarı kodak poşeti taşıyordu mesela. hayatta güzel bi' patika bence. dost kitabevi poşetli insanlar var biraz. markalı poşet, eczane poşetleri ve dahası.. dilek, poşet izlemeyi bırak! hayatta kimse poşet izlemiyor çünkü. tamam. poşetleri bırakalım. biraz liselilere bakalım. liseli emo var. bi' benzeri öğrencim olabilir ve ben saçlarını 'adam gibi' kestirmesini isteyebilirim. ben lisede top goşturup, fenerbahçeli yastığımda uyuyup, bi de berkin'le "bu derste tavla mı pis yedili mi lan" karar vermecesi yapıyordum. zarları, tavla tahtasında ses çıkarmasın diye kağıda atardık-çok akıllıydık. şimdiki liseliler çok rocker be emmoğlu. bırak bu rock'n'roll-u ve liselileri dilek! tamam. kahvehanelere bakalım biraz. uv! keskin bakışlı amcalar ve tespikler, bakmayalım çok. biraz daha yürüyelim. tabela okuyarak gidelim artık, çokinsan var-kafa karıştırmasın. minibüse binelim. "bi kişi alır mısınız?" diyelim ve avucumuzda hazırladığımız bi'buçuk lirayı uzatalım. evet. avucunda para hazırlayan bi' karakterim. diğer küçük streslerimi saymam.

1 yorum:

meftun dedi ki...

küçük sitresler! ömrümüzü yiyecekler..
ayrıca poşatına gurban olam dilökümm:))