'çirkin olduğum için aynaya bakmazsam; güzelim.'
dedi de ah muhsin ünlü bir oh çektim. oh.
...
ege bölgesinin, bağlı olduğu ili söylemeden kendini tanıtmaya çalışan ve de genelde bu çabasında başarılı olan, genel nüfus bakımından kalabalık bir ilçesinde yaşıyorum. duvarlar üstüme üstüme geliyor. öyle şey olmaz. öyleymiş gibi oluyor. karpuz ve gazozla yaşıyorum. son iki durumun sebebi: sıcaklık. asfaltta yumurta pişirirlerdi eski muhabirler, şimdikiler kendi pişiyor. gazoz tercihi ise tamamen kişiliğimden kaynaklanan bir düz-lüktür. demekki duvarların üste üste gelmesi hissi ailede de varki bir süre "bezden tatil" yaptık geldik. ben hamakta sallandım. gülümseyerek okuduğum kitapların sayısı az. yavaş okurum çünkü ondan az. oğuz atay'a gülümserim. o da öldü, derim. hamakta fazla sallandığım için "sallanan koltuk" hayali türettim. kitap okumak için. muhtemelen yavaş. gerçek bir öğrenci olarak büyük olasılıkla son yaz tatilimi yaşadığımı öğrenenler sordular: "mezun olunca napçaksın?". ileriyi görmekte başarısız olduğum için tüm ihtimalleri sıraladım. birgün tüm cesaretimi toplayıp asıl niyetimi herkese açıklıyacağım: "kiralık evime sallanan koltuk alacağım." kiralık evime gelmesi muhtemel üç-beş arkadaşıma nasıl-yemek-yapacağım-lo-stresine aylar öncesinden kapılmış durumdayım. teflon tava alacağım bi de. çapımca az-çok edindiğim müzik zevkimi stokladığım bilgisayar bozulunca, kendimi omuzçevirmelik türk pop müziğine teslim ettim. hepsine değil. tüm bunlarla zamanımı olabildiğince düz, çoğunluğa göre hatta galiba cidden sıkıcı bir şekilde geçirirken, geçenlerde bir arkadaşım "ben seni tanıdım." dedi. içimden teşekkür ettim.

2 yorum:

dide dedi ki...

mezun olunca bana essay yazmayı öğretsene. hatta çok geç olur şimdi öğret. nolur.

dilök dedi ki...

mezun olmak istemiyorum. hiyaaaaa!