giydim terlikleri. parmakarası değil. inadına iki bantlı. ana yoldan değil, mahalle aralarından dolaşa dolaşa, terliklerimi yere sürte sürte bim'e gittim. terliklerimi yere sürttükçe, mahallenin huzuru bana geçti. bim'in kapısı çift ya. birini açıyorsun. diğerini de açmaya çalışırken ilk açtığını kapatmaya çalışıyorsun. öyle artık napalım. neyse girdim ben. klimanın verdiği rahatlıkla iki elimi arkada kavuşturdum. bim'in "nokia yılan oyunu seviye 2" labirent sistemine sahip reyonvari rafların arasında yavaş adımlarla dolaştım. ayran aldım. kasaya parayı ödedim. ben marketlere de "hayırlı işler" diyorum. ağız alışkanlığı. dikkatimi toplayabilirsem "iyi günler" diyorum. ne mutlu bana. ee çıktım ben. poşeti koluma geçirdim, dizime çarpa çarpa eve geldim. bu kadar. daha ne olacağıdı?! görüşürüz.

5 yorum:

rehav@ dedi ki...

ben de bayramlarda,seyranlarda alışkanlık olarak iyi günner, iyi bayramlar derim. sonra anlarım ne büyük eşeklik ettiğimi. ulan kadının/adamın bi pazarı bi de bayramı var. sen de kalk töbe töbe...

Orhan dedi ki...

uf. dost ayran. ne harika bi şey.

NoktasizvirguL dedi ki...

Hoh.. Tatil keyfi. Keyfî tatil.

Herneyse, BIM'in insanlara fazladan alışveriş yaptırtmamak için hazırladığı reyonlar sistemini sevmiyorum. sevmiYORUM.

semin dedi ki...

yazacak bir detay aklıma gelmedi. boş geçiyorum bu yorumu. pas.

dilök dedi ki...

sevgili bloggerlar,

yokluğumda bu yazı ilgi görmüş. mereba ben dilek. (: