bir şarkı dinliyorum, üniversite birinci sınıftayken dünyayı algılayış biçimim aklıma geliyor. gelecek on yılda neler olabileceğini düşünmeye çalışıyorum. yüzümü buruşturuyorum, saçlarımı karıştırıyorum, uzaklara dalarmış gibi yapıyorum. sezgimin güçsüz, ilerigörüşlülüğümün sıfırın altında olduğuna karar verip üniversite dördüncü sınıfa geçiyorum.

sonra insanlar yoldan geçiyorlar. ben de geçiyorum ama benim geçtiğim gibi geçmiyorlar, böyle bir ilgisizlik var ve beni yandan geçip gidilen kişi konumuna düşürüyorlar. onlar öyle davrandığı için ben de geçip gitme durumunda kalıyorum ve yolda başka bir şarkı dinliyorum. çünkü eğer o bir şarkıyı dinlersem dünyayı üniversite birinci sınıftaykenki gibi algılarım. bunun zararlı bir tarafı yok sadece kendimi tekrarlamak istemiyorum.

yolda başka bir şarkı dinlemem evde daha başka bir şarkı dinlememe yol açıyor çünkü evde o başka bir şarkıyı dinlersem kendimi yolda ve yanından geçip gidilen kişi gibi hissederim ve canım sıkılır. bu yüzden kendime daha başka bir şarkı buluyorum ve evde oturuyorum.

daha daha başka şarkılar bulma durumlarını anlatamayacağım. çünkü benim sezgim güçsüz ve ilerigörüşlülüğüm sıfır(ın altında belki de). şimdiyle yaşamak zorundayım ve hangi şarkıyı dinleyeceğime an itibariyle karar vermeliyim. özgür kız havalarında takılan bir tür açık hava mahkumuyum. başka şarkılar düşlü...bızt.

2 yorum:

ay dedi ki...

ah bu şarkıların gözü kör olsun muydu?
aslında yürürken dinlediğin şarkılarda bu gözlenmesin, yani tat almanda sorun çıksın ama körlük mefhumu görülmesin, bak görülmesinde bile bir görmek eylemi var. işte nereden bileyim hani biri kör olacaksa şayet bence şarkılar çünkü şey gözlük var bilirsin aslında zor hani gözlüksüzlüğün getirdiği bulanıklık.
bir dünya görüşü seko.
ben sevdim burayı okudum böyle su içer gibi suyun gözü kör olsun. ben şimdi ah bu şarkılardan doğru körlüğe taktım demek.
şey o zaman;
ben kalkayım geç olmadan.

Hass dedi ki...

genellemeylekonuşacakolursam:
'vefasız' sadece bir mağzun kırmızıgül şarkısı değil.insanlar vefasız.özellikle yoldan geçenler.
birdaha
özeldenkonuşacakolursam:
direc-t'in -hayat- şarkısındaki 'dımtıs' lar karşısında
-başımın sağ sol yaparak 'saçlarımı dağıt'maması,
-kollarımın yukarı aşşağı yaparak şarkıya eşlik etmemesi
-ayaklarımınsa ileri geri yaparak birbirlerini 'tekrarlama'ları bence kaçınılmazdır