annemi özlediğim zamanlarla canımın sıkıldığı anları toplayıp yanağımdan geçen düşünce sayısına böldüğümde, kafamın içindekilerinin karışıklık derecesi olarak net bir rakam ya da ifadeden çok değişken bir bakış açısı elde ediyorum. elde ettiğim bakış açısını, diğer "iç" açılarla topladığımda üzülüyorum çünkü çarpışmak istiyorlar; "dış" açılara yönelip mandal konumu aldıktan sonra "iç" açıların çarpışmasını hüzünlü bir hazla izleyip kapımı içten üç kez kilitliyorum. dikdörtgenler prizması şeklindeki evimde, piramitlere gitmeyi hayal edip yarısı boş yarısı çayla dolu silindir şeklindeki bardağıma üç küp şeker atıyorum. dairesel hareketlerle karıştırırken, tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yerin kürkçü dükkanı olduğunu keşfediyorum. egomuzun çeşitlisebep ivmesiyle kazandığı yüksekliğinden ölümün yerçekimi ağırlığını çıkardığımızda elimizde iki kalıyor. iki; gereksiz ironiyi anlayanlar ve gerekli ironiyi anlayamayanlar olmak üzere ikiye ayrılıyor. gereksiz ironiyi anlayanlar alınanlar ve geçiştirenler olarak ikiye ayrılırken, gerekli ironiyi anlayamayanlar mallar ve bunlaranegerekvar olmak üzere ikiye ayrılıyor. ikiye ayrılmaların sonucu mitoz bölünme gibi görünse de yalnızlık olarak ortaya çıkıyor. yalnızlığa mahkum kalan sıfatı altındaki çözümekavuşmakisteyenler (1)elde var sıfır ya da (2)otur sıfır olmak üzere iki yoldan sıfıra ulaştıklarında, iki olumsuzun bir olumlu etmesi hayaliyle yanıp tutuşurken hep beraber sonsuzda yuvarlanıyorlar. çok yaşayın e (eşittir emcekare) mi?

2 yorum:

Beyaz Mantolu Adam dedi ki...

bazen yazdığım şeyleri çok beğenirim, bloga olsun, akıllara olsun, deftere, kitaba olsun, yazdığım şeyleri çok beğenirim bazen; ve bazen de okuduğum şeyleri çok beğenirim, 029ur olsun, tanpınar olsun, barthelme olsun, gözlerde okuduğum, canına okuduğum olsun, okuduğum şeyleri çok beğenirim bazen; ve bu okuduğum şeyleri kendim yazmış gibi çok beğenirim, içim bi garip olur... postu dün gördüm ama daha şimdi tamamını okudum ve üstte anlattığım gibi. teşekkürler dilök, yüreğine sağlık diyim de tam olsun =)(son 6 kelime ironi değil, lüzumsuz bir mizah örneği di mi? onu da yorumlayanları ikiye ayırabiliriz.)

dilök dedi ki...

merhaba dünyalı ((: